Sanat ve Mücadele: Vedat Türkali’nin İzi
YENİ BAŞLIK
Abdülkadir Pirhasan adıyla 1919 yılında Samsun’da doğup, sanat dünyasında Vedat Türkali ismiyle anılan büyük yazar, Türk edebiyatında ve sinemasında derin izler bırakmıştır. İstanbul Üniversitesi Türkoloji Bölümü’nden mezun olan Türkali, Maltepe ve Kuleli Askeri Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yapmıştır. 1951 yılında siyasi faaliyetleri nedeniyle suçlanarak tutuklanan yazar, cezasını yedi yıl hapiste geçirdikten sonra şartlı tahliye olmuştur.
Savaş sonrası dönemde gizli aktivist şiirleriyle adından söz ettiren Türkali, hapishane yıllarını da sanatsal üretkenliğinden ödün vermeyerek geçirmiştir. “Bekle Bizi İstanbul” adlı toplama şiir kitabı, 1979 yılında yayımlanmıştır ve tanınmış şiirlerini içerir. Hapishaneden çıktıktan sonra sinemaya yönelen Türkali, kırktan fazla senaryo kaleme almış ve üç filmi bizzat yönetmiştir. Senaryolarında Vedat Türkali ismini kullanmış ve çalışmaları Türk sinemasının gelişiminde önemli bir rol oynamıştır.
Vedat Türkali’nin ilk romanı “Bir Gün Tek Başına”, 1974 yılında okuyucularla buluşmuştur. Türkiye’nin askeri darbe öncesi bunalımlarını işleyen roman, sinematografik anlatım tarzı ile dikkat çekmiştir. Sonraki yıllarda “Mavi Karanlık” ve “Yeşilçam Dedikleri Türkiye” gibi romanlarda, toplumsal sorunları sanatsal bir bakış açısıyla ele almıştır. 1990’da yayımlanan “Tek Kişilik Ölüm” adlı eseri, tarihi gerçekliklerle örtüşen bir anlatı sunar.
Türkali, eserlerinin yanı sıra Türkiye Yazarlar Sendikası ve Barış Derneği gibi kuruluşlarda aktif rol almıştır. 2005 yılında kaleme aldığı “Güven” adlı iki ciltlik roman, İkinci Dünya Savaşı döneminde ulusal ve politik olayları ele alır. Bu eseri yazarken Londra’da on yıl geçirmiştir. “Komünist” adlı anıları çocukluk yıllarından hapishanedeki günlerine kadar olan yaşamını anlatmaktadır.